torba-yasa

30 Maddelik Torba Yasa Meclise Sunuldu

30 Maddeden Oluşan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasını öngeren “Torba Kanun” meclise sunuldu.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 2/6/1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Kefalet Sandığı yönetim kurulu başkan ve üyelerine, 25/6/2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanunla bu Kanunun 1 inci maddesinde yapılan değişiklikten önceki düzenlemelere göre yapılan ödemeler nedeniyle bu kişiler ve sorumlular hakkında borç çıkarılmaz ve çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.”

MADDE 2- 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun mülga 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“MADDE 6- (1) Alkollü içkilerin ve üreticilerinin her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin tüketimi özendirilemez, kullanılmasını teşvik eden kampanyalar, festivaller ve sair etkinlikler düzenlenemez. Alkollü içkileri üreten ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe’ isimlerini, amblemlerini veya ürünlerinin marka ya da işaretlerini kullanarak destek olamazlar.

(2) Alkollü içkiler, her ne amaçla olursa olsun, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon, bedelsiz, indirimli veya yardım olarak dağıtılamaz.

(3) Alkollü içkiler, çocuklara satılamaz ve tüketimlerine sunulamaz.

(4) Çocuklar, alkollü içkilerin üretiminde, pazarlanmasında ve satışında istihdam edilemez.

(5) Alkollü içkiler, ancak izin verilen yerlerde satılabilir ve buralarda alkollü içki içilemez. Eğitim, spor ve sağlık kuruluşlarına ait tesislerde bu ürünlerin satışma izin verilmez. Bu ürünler, otomatik makinelerle, telefon, televizyon ve internet gibi iletişim araçları aracılığıyla satılamaz ve tüketicilere kargo yoluyla gönderilemez.

(6) Alkollü içkiler, tüketim izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilir ve bu yerlerde dışarıda tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamaz.

(7) Alkollü içkilerin satışına ve tüketilmesine izin verilen yerlerde, bu ürünler işletme dışından görülecek şekilde satışa arz edilemez.

(8) Türkiye’de üretilen veya ithal edilen alkollü içkilerin ambalajlan üzerine, alkol ürünlerinin zararlarını belirten Türkçe yazılı uyanlar konulur. Uyanlar resim, şekil veya grafik biçimlerinde de olabilir. Uyan mesajı bulunmayan alkollü içkilerin satışı yapılamaz.

(9) Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici her türlü işareti alkolsüz içecekler ve sair ürünlerde; alkolsüz içecek ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici her türlü işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz.

(10) Alkollü içki kategorisinde olup olmadığına bakılmaksızın, içeriğinde alkol bulunan ürünlerin ambalajlan üzerine içerdiği alkol oram, tüketiciler tarafından kolaylıkla okunabilecek şekilde yazılır.

(11) Meskûn mahaller ve konaklama yerleri hariç olmak üzere otoyollarda ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmez.”

MADDE 3 – 4250 sayılı Kanunun mülga 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Ceza hükümleri

MADDE 7- (1) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin;

a) Birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yasakların her birine aykırı hareket edenlere ve ilgili işletme sahiplerine ellibin Türk Lirasından ikiyüzbin Türk Lirasına kadar,

b) Üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen yasaklara aykın hareket edenlere, her bir çocukla ilgili olarak onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar,

c) Beşinci, altıncı ve onbirinci fıkralarına aykırı hareket edenlere yüzbin Türk Lirasından beşyüzbin Türk Lirasına kadar,

ç) Yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına

kadar,

ç) Sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki yükümlülük ve yasakları ihlal edenlere, yüzbin Türk Lirasından aşağı olmamak kaydıyla, bu yükümlülük ve yasaklara aykırı olarak piyasaya sürülen malların piyasa değeri kadar,

idarî para cezası verilir.

(2) Bu maddedeki idari para cezalarım vermeye mahalli mülki amir yetkilidir. Birinci fıkranın (d) bendine göre idari para cezası uygulanan ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.”

MADDE 4- 4250 sayılı Kanunun mülga 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“MADDE 9- (1) Alkollü içkilerin satış ve tüketimine yönelik ticari faaliyetler, ancak mahalli mülki amirin izni ile icra edilebilir. İzinsiz faaliyet gösteren işletmeler kapatılır. Bu iznin verileceği ticari işletmeler ile ibadethaneler ve her türlü eğitim öğretim faaliyetinin icra edildiği tesisler arasında asgari yüz metre mesafe bulunması şarttır.

(2) Turizm teşvik belgesine sahip ticari işletmeler bakımından birinci fıkra hükmüne göre ayrıca izin alınmasına gerek yoktur. Ancak, birinci fıkranın son cümlesi hükmü turizm teşvik belgesine sahip ticari işletmeler bakımından da uygulanır.

MADDE 5- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 75 inci maddesinde yer alan “31/12/2013″ ibaresi “31/12/2023″ şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 6- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7- 492 sayılı Kanunun (8) sayılı tarifesinin “XI – Finansal faaliyet harçları” başlıklı bölümünün birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “(her şube ve her yıl için)” ibaresi “(her şube ve her yıl için, şube açılışında şubenin açıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle takvim yılının kalan ay süresine isabet eden harç tahsil edilir.)” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 8- 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2) Bu kurslarda okuyan öğrenciler için yurt ve pansiyonlar açmak ve yönetmek; Kur’an kursu, yurt ve pansiyonların iaşe ve ibate ihtiyaçları ile diğer harcamalarına ilişkin bütçelerini, mali yıl itibariyle düzenlemek; yurt ve pansiyonların her türlü alım-satım işlemlerini yürütmek.”

MADDE 9- 633 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 4- Mülkiyeti Hazineye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların üzerindeki cami ve mescitlerin bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımlarının irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla, Başkanlıkça işletilmesi veya gelir paylaşımı esasına göre düzenlenecek protokolle ve alt kiracılık hakkı tanınmak suretiyle Türkiye Diyanet Vakfına işlettirilmesi veya kiralanması suretiyle elde edilecek gelirler; cami ve mescitler ile Kur’an kursları ve bunların müştemilat ve mütemmim cüz’ünün her türlü ihtiyaç ve giderlerinin karşılanması için kullanılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. “

MADDE 10- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (II) sayılı Cetvelin; “4. BAŞBAKANLIK VE BAKANLIKLARDA” bölümünde yer alan “Genel Müdürlük ve Başkanlık Daire Başkam, Millî Eğitim Bakanlığı Grup Başkanı,” ibareleri ile “5. YARGI KURULUŞLARI, BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLAR İLE YÜKSEK ÖĞRETİM KURULUŞLARINDA” bölümünde yer alan “Daire Başkanı, Gelir İdaresi Grup Başkam,” ve “Grup Başkanı ve” ibareleri metinden çıkarılmış, aym Cetvelin “1. BAŞBAKANLIK VE BAKANLIKLARDA” bölümüne “Serbest Bölge Müdürü” ibaresinden sonra gelmek üzere “Genel Müdürlük ve Başkanlık Daire Başkam, Millî Eğitim Bakanlığı Grup Başkam.,” ibaresi, “2. YARGI KURULUŞLARI, BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLAR İLE YÜKSEK ÖĞRETİM KURULUŞLARINDA” bölümüne “Türkiye İstatistik Kurumu Bölge Müdürü,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Daire Başkanı, Gelir İdaresi Grup Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Grup Başkanı,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 11- 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 20 nci maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “Belediye Meclislerince takdir edilecek miktardır.” ibaresi, “bu Kanunun 96 ncı maddesine göre tespit edilen miktardır.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 12- 2464 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinde yer alan “20 YTL’den az; 800 YTL’den çok olmamak üzere belediye meclislerince tespit edilir.” ibaresi “20 TL’den az, 800 TL’den çok olmamak üzere bu Kanunun 96 ncı maddesine göre tespit edilir. ” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 13- 2464 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (A) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“A) Bakanlar Kurulu, bu Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen vergi ve harçların tarifelerini belediye grupları itibarıyla tayin ve tespit eder.”

MADDE 14- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 39 uncu maddesinin son fıkrasında yer alan ” 3 yılı ” ibaresi ” 5 yılı” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 15- 2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 18- Yüzüncü Yıl Üniversitesinde kullanılmak üzere ekli (1) sayılı listede yer alan öğretim elemanlarına ait kadrolar ihdas edilerek bu Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı cetvellerin Yüzüncü Yıl Üniversitesi bölümüne eklenmiştir.”

MADDE 16- 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kamulaştınlmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti

GEÇİCİ MADDE 6- Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 31/12/2012 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bedel talep edilmesi halinde bedel tespiti, idare adına tescili, terkini ve diğer işlemleri bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.

İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının İdarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir.

Tespitten sonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir.

Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmaması halinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.

Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır.

Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması halinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.

Uzlaşılan bedel malik veya temsilcisinin talebi üzerine, bütçe imkanları dahilinde, sonraki yıllara sari olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.

İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir.

Dava açılması halinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.

Tespit edilen bedel, bu maddenin 8inci fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.

Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.

Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması halinde, merkezi yönetim bütçesine dahil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerden (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır.

Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması halinde, ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır.

Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme karan gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itiban ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

Evvelce açtıklan davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davalan reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış olduklan tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yollan teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Vuku bulduğu tarih itiban ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.

Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.

Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlann uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya karan kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Karan kesinleşen davalara ise, bu maddenin sadece sekizinci fıkrası uygulanır.

Bu madde uyannca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.

Bu madde hükümleri 2981 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulamalarından doğan bedele ilişkin uyuşmazlıklarda da uygulanır. Ancak 2981 sayılı Kanun gereği yapılan imar uygulamalanndan doğan bedele ilişkin alacaklann tahsilinde uygulama tarihinden başlayarak 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genöl hükümleri uygulanır.”

MADDE 17- 2942 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 7- Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16 ve 17 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16 ve 17 nci maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır. Bu kamulaştırma işlemleri sebebiyle hiçbir hak ve alacak talebinde bulunulamaz, kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz, açılmış ve devam eden davalar bu madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”

MADDE 18- 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 5- Mülga hükümlerine göre yapılan uygulamalar nedeniyle kendilerinden kamulaştırılan ancak kamulaştırma bedelleri maliklerine ödenmeyen arazilerden uygulayıcı kuruluş tarafından dağıtılmayan, tahsis edilmeyen, satılmayan veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulmayanlar; eski malikleri veya kanuni mirasçıları tarafından fiilen kullanılması, bu kişiler tarafından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde varsa bu araziler hakkında açmış oldukları tüm davalardan yargılama giderleri üstlenilmek suretiyle kayıtsız ve şartsız feragat edilerek uygulayıcı kuruluşa başvurulması ve başkaca hiçbir hak ve talepte bulunulmayacağının kabul ve taahhüt edilmesi koşullarıyla; uygulayıcı kuruluş ile Maliye Bakanlığınca yapılacak incelemeler sonucunda iadeye engel başkaca bir durumunun bulunmaması ve iadesinin uygun olduğunun tespit edilmesi durumunda, bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen norm kısıtlamalarına tabi olmaksızın uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun görülmesi halinde, bu Bakanlığın talebi üzerine yetkili tapu müdürlüğünce ilgilileri adına tescil edilir.

Ancak, iade edilecek arazilerden kamulaştırma nedeniyle kendilerine ödeme yapılanlara, ödenen bedele kamulaştırma tarihi itibariyle tekabül eden arazi miktarı uygulayıcı kuruluş tarafından belirlenir ve bu araziler iade edilmez.

Mülkiyeti ihtilaflı iken kamulaştırılarak tapuda Hazine adına tescil edilen arazilerden birinci fıkrada kapsamında kalanlar, aym fıkradaki esaslar çerçevesinde, mülkiyet ihtilafına ilişkin davada mahkemece verilen kararda hak sahibi olarak belirlenen kişilere iade edilir.

Uygulayıcı kuruluş tarafından dağıtılması, tahsis edilmesi, satılması veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulması nedeniyle iade edilemeyen arazilerin yerine ilgililerine, uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun görülmesi halinde, birinci fıkradaki esaslar çerçevesinde, bu Kanuna göre belirlenecek, aynı bölgede bulunan ve uygulayıcı kuruluşun tasarrufunda olan Hazineye ait eşdeğer arazi verilir.

Bu madde kapsamında kalan arazilerden daha önce ilgililerince bedelinin tazmini için açılan davalar sonucunda mahkemelerce verilen ve kesinleşen kararlara göre kendilerine tazminat ödenenler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Kamulaştırma işlemine başlanılarak tapu kütüklerine şerh veya belirtme konulan ancak kamulaştırma işlemi tamamlanmayan arazilerin tapu kütüklerindeki şerh ve belirtmeler, uygulayıcı kuruluşun teklifi ve Maliye Bakanlığının da uygun görülmesi halinde, bu Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir.”

MADDE 19- 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 15- (1) 26/7/2008 tarihi itibarıyla kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını bu tarih itibarıyla veya bu tarihten sonra açılmış sınavlarda başarılı olarak vermiş olanlardan, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 10 yıllık süreyi tamamlamamış bulunanlar, Birlik tarafından yapılacak özel yeminli mali müşavirlik sınavında başarılı olmaları kaydıyla, yeminli mali müşavir unvanını almaya hak kazanırlar.

Ancak, bunların yeminli mali müşavir ruhsatını alabilmeleri için 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki süreyi tamamlamaları şarttır. Söz konusu özel yeminli mali müşavirlik sınavını yapacak komisyon üyelerinin belirlenmesi, komisyonun çalışma usulleri, sınav konuları, sınavın yapılacağı yer ve zaman ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun Geçici 9 uncu maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından yapılan özel yeminli mali müşavirlik smavında başarılı olanların haklan mahfuzdur.”

MADDE 20- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 16 – 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurul Başkan ve üyelerine, kendi mevzuatında yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın kurumun görev alanıyla ilgili olmamak kaydıyla kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarıdan fazlası devlete ait kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu, denetim kurulu ve danışma kurulu üyeliği görevleri ile komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev verilebilir ve bu görevlerinden dolayı 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükümleri esas alınmak suretiyle ilgili mevzuatında öngörülen tutarda ayrıca ödeme yapılır.”

MADDE 21- 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“c) Hususi araçların sürücü koltuklan ile taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında, “

“Nargile ve elektronik sigara da tütün ürünü gibi bu Kanun hükümlerine tabidir.”

MADDE 22 – 4207 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(12) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerin açık alanlannda tütün kullanmayanlara mahsus uygun ve yeterli bölümler oluşturulur.”

MADDE 23- 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin onaltıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(16) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü halinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrüründe iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdeki üçüncü tekerrüründe de işyeri bir aya kadar kapatılır.”

” MADDE 24- 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Aydın İli Çine İlçesi sınırları içerisinde bulunan, köy yerleşik alanı ve köy yerleşik alanı civarı içerisinde kalan ve 31/12/2011 tarihinden önce yerleşim yeri, ahır, samanlık ve benzeri köy yapılan yapılmak suretiyle işgal edilerek mera, yaylak veya kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek tapuda Hazine adına tescilleri yapılır.

Ancak, bu nitelikteki taşınmazlar ile aynı yerde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden yapılan tapulama veya kadastro çalışmaları sonucunda il özel idareleri adına tapuya tescil edilen taşınmazlar ile bu taşınmazlardan il özel idarelerince 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatma Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine tahsis edilen veya anılan Kanuna ya da diğer mevzuata göre satılan taşınmazların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder.

Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında il özel idareleri veya hak sahibi kişiler aleyhine açılan davalarda mahkemelerce Hazine adına tapuya tesciline karar verilen, kararları kesinleşen ve tapuda henüz infaz işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır, kararlan infaz edilenler ise önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına bedelsiz olarak devredilir.

Bu nitelikteki taşınmazlardan açılan davalarda mahkemelerce mera, yaylak veya kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu mera, yaylak veya kışlaklann tahsis amaçları, bu kararlann tapuda infaz edilip edilmediğine bakılmaksızın ot bedeli alınmadan değiştirilerek bu taşınmazlar da tapuda Hazine adına tescil edilir ve bunlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır.

Birinci fıkranın birinci cümlesinde nitelikleri belirtilen taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescil edilmesi gerekirken kişiler adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan; bu taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulamr.

Bu nitelikteki taşınmazlar hakkında Hazinece evvelce açılan davalarda mahkemelerce Hazine adına tapuya tesciline karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan taşınmazlardan halen tapuda Hazine adına kayıtlı ve kamu hizmetlerine tahsis edilmeyen taşınmazların tapuları da, ilgililerin talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. Bu nitelikteki taşınmazlar hakkında açılan davalarda mahkemelerce mera, yaylak veya kışlak olarak smırlandmlmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu mera, yaylak veya kışlakların tahsis amaçlan, bu kararlann tapuda infaz edilip edilmediğine bakılmaksızın ot bedeli alınmadan değiştirilerek bu taşınmazlar da tapuda Hazine adma tescil edilir ve bunlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddede belirtilen şekilde işlem yapılması halinde, bu taşınmazlar hakkında bu kişiler tarafından Hazine aleyhine ya da Hazine tarafından bu kişiler aleyhine açılan davalarda mahkemelerce verilecek kararlarda yargılama giderlerinin tarafların üzerlerine bırakılmasına karar verilir ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmez, verilmiş olan kararlardan henüz infaz edilmeyenlerle Hazine lehine hüküm altına alman bu alacaklar tahsil edilmez.

Bu madde hükümleri, 1/1/2003 tarihinden sonra belediyelik olan yerler ile harman yerleri hakkında da uygulanır.”

MADDE 25- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(II) sayılı listedeki mallardan alınacak vergi, mükellefin bu malı alış bedeli ile her halükarda bu malların imalatçısının satış bedeli veya ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı üzerinden malın tabi olduğu orana göre hesaplanan vergi tutarından az olamaz.

Verginin, mükellefin alış bedeli üzerinden hesaplandığı durumlarda, malı teslim tarihine kadar bu malı mükellefe teslim eden tarafından yüzde 10′a kadar yapılan indirimler alış bedelinden de indirilebilir.

Ancak bu indirimler sonrası kalan tutar, malın imalatçısının satış bedelinden veya ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olamaz. Maliye Bakanlığı, bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 26- 4760 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinde yer alan “31/12/2013″ ibaresi “31/12/2023″ şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 27- 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetveli, ekli (1) sayılı cetvelde gösterildiği şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 28- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin birinci paragrafındaki parantez içi hükmün sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Kira sertifikası ihracı amacıyla taşınmazların kaynak kuruluşlarca varlık kiralama şirketlerine devri ile taşınmazın devir alındığı kuruma devri birikmiş amortismanları ile birlikte bu kıymetlerin kayıtlı değerleri üzerinden yapılır ve devralınan taşınmazlara ilişkin bakiye süre esas alınarak amortisman aynin-.”

MADDE 29- 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1- (1) Ülkemizde içki, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gibi toplum ve gençliğin beden ve ruh sağlığını tahrip eden bağımlılıklar yanmda, kumar, fuhuş, internet ve ekran bağımlılığı gibi gençliğe ve topluma zarar veren bütün zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek, millî kültürüne bağlı nesiller yetiştirmek amacı ile merkezi Ankara’da bulunan “Türkiye Yeşilay Cemiyeti” adında Vakıf kurulur. Vakfın organları, mütevelli heyeti, yönetim kurulu ve denetleme kurulu olup, Vakfın organlarının oluşumu ve faaliyetleri ile Vakfa ilişkin diğer hususlar vakıf senedinde belirlenir. Vakıf, amaçlarım gerçekleştirmek için iktisadî işletme veya sermaye şirketi kurabilir.

(2) Vakfın gelirleri şunlardır:

a) Vakfın yapacağı hizmetler karşılığında alınacak ücretler,

b) Her türlü yardım ve bağışlar,

c) Vakfa ait taşınmazların gelirleri,

ç) Sağlık Bakanlığı Bütçesinden her yıl aktarılacak kaynak,

ç) Diğer gelirler.

(3) Vakıf;

a) Kurumlar vergisinden (iktisadi işletmeleri hariç),

b) Yapılacak bağış ve yardımlar sebebiyle veraset ve intikal vergisinden,

c) Her türlü muameleler dolayısıyla düzenlenen kağıtlar damga vergisinden, yapılan işlemler harçtan muaftır.

(4) Vakfa yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. Vakıf, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarla tamnan vergi ve harç istisnalarından yararlanır.

(5) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Vakfın kuruluşu, Vakıf resmî senedi ve Vakfın Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre tesciline ilişkin işlemler Sağlık Bakanlığınca sonuçlandırılır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde Vakfın kuruluş işlemlerinde kullanılmak ve kalanı kuruluş tamamlandıktan sonra Vakfa aktarılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibinden onmilyon Türk Lirası Sağlık Bakanlığı bütçesine aktarılır. Bakanlar Kurulunun 19/9/1934 tarihli ve 2/1288 sayılı Karan ile kamu yararına çalışan dernek statüsüne geçen Türkiye Yeşilay Cemiyetinin yetkili organlarının kabul etmesi üzerine Vakfa teklifi ve Vakıf yetkili organlarının kabul etmesi halinde, ilgili mevzuatta öngörülen esas ve usuller ve yapılacak protokol çerçevesinde Türkiye Yeşilay Cemiyetinin her türlü varlıkları, borç ve alacakları, yazılı ve elektronik ortamdaki kayıtları ve diğer dokümanları, nakit ve benzerleri ile her türlü diğer hak ve yükümlülüğü ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışan personeli Vakfa mal edilir.

MADDE 30- 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanunun 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

” (3) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuru veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin karan kapsamında karşılıklı olarak dostane çözüme ulaşılması halinde buna ilişkin düzenlenen belgeler kamu otoritesi tarafından ilgili adli veya idari mercilere gönderilir.

MADDE 31- Bu Kanunun;

a) 25 ve 27 nci maddeleri yayımını izleyen aybaşında,

b) 11, 12 ve 13 üncü maddeleri 19 Mayıs 2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

c) 28 nci maddesi bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren kaynak kuruluşlarca devredilen taşınmazlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

ç) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

Yürürlüğe girer.

MADDE 32- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

(1) SAYILI LİSTE

KURUMU : YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ

TEŞKİLATI: MERKEZ

İHDASI UYGUN GÖRÜLEN KADROLARIN

UNVANI DERECESİ I SAYILI II SAYILI

Profesör 1 50

Doçent 1 15

Doçent 2 30

Doçent 3 30

Yardımcı Doçent 3 15

Yardımcı Doçent 4 15

Yardımcı Doçent 5 15

Öğretim Görevlisi 5 10

Öğretim Görevlisi 6 10

Okutman 5 5

Okutman 6 5

Araştırma Görevlisi 5 30

Araştırma Görevlisi 6 30

Araştırma Görevlisi 7 30

Uzman 5 5

Uzman 6 5

TOPLAM 300

GENEL GEREKÇE

Teklif ile mevzuatta ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklikler yapılması amaçlanmaktadır. Yapılması öngörülen değişikliklerle toplumsal ve kurumsal talepler karşılanacak, uygulamada ortaya çıkan aksaklıklar giderilecektir. Bu kapsamda;

Ar-Ge personelinin istihdam maliyetinin düşürülmesi amacıyla teşvikten 31/12/2023 tarihine kadar Ar-Ge harcaması yapan işletmelerin yararlanmasının devamını sağlamak amacıyla süre uzatılmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi kararları ışığında 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen karar ve ilam harcından kalan bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmesi, bu süre içerisinde ödenmeyenlerin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilmesi ve ödeme süresinden sonra gecikme zammı tatbik edilmesi amaçlanmıştır.

Bankaların şube açılışlarında şubenin açıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle takvim yılının kalan ay süresine isabet eden harç tutaruıın alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Teklif ile; Anayasa Mahkemesinin kararlan ışığında bazı vergi miktarlarını tayin ve tespit etme yetkisini Bakanlar Kuruluna, bazılarının da ilgili belediye meclislerine verilmesi amaçlanmıştır. Aynca Özel Tüketim Vergisi Kanununda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi adına bir takım değişiklikler yapılmıştır.

26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla bazı meslek mensuplanna daha önce tanınmış olan yeminli mali müşavirlik sınav muafiyetinin kaldırılması dolayısıyla bu tarihten önce görevlerine başlamış vergi inceleme elemanlarına yönelik Geçici 9 uncu madde ile getirilen geçiş hükümlerine paralel bir düzenleme yapılmıştır.

Ülkemizde içki, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gibi toplum ve gençliğin beden ve ruh sağlığını tahrip eden bağımlılıklar yanında, kumar, fuhuş, internet ve ekran bağımlılığı gibi gençliğe ve topluma zarar veren bütün zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek, millî kültürüne bağlı nesiller yetiştirmek amacı ile merkezi Ankara’da olan Türkiye Yeşilay Cemiyeti adında Vakıf kurulması amaçlanmıştır.

Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine aynlan taşınmazlann bedel tespitine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararlan ışığında uygulamada karşılaşılan sorunlann çözümü ve uygulama tarihleri arasındaki farklılığın giderilmesi amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ nun geçici 6 ncı maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerin açık alanlannda tütün kullanmayanların korunması amaçlı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun teklifi ile; Kur’an kursu, yurt ve pansiyonlann iaşe ve ibate ihtiyaçlan ile diğer harcamalanna ilişkin bütçelerini, mali yıl itibarıyla düzenleme işinin Başkanlık Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasına alınması için düzenleme yapılmıştır.

Kanun teklifi ile Türkiye’den Türk Cumhuriyeti ve Akraba topluluklanndaki Yükseköğretim Kurumlarına giden öğretim üyelerinin tez danışmanlığı ve benzeri görevler için bu Öğretim üyelerine en fazla 3 yıllık bir süre öngörülmüştür. Bu sürenin öğretim üyelerinin sunacakları katkılar için yeterli olmadığından bu sürenin 5 yıla çıkarılması amaçlanmıştır.

Teklif ile bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda daire başkanı ve grup başkanı kadrolarında bulunanların ek göstergelerinin, amirleri oldukları kariyer uzmanların ek göstergeleri ile eşitlenmesi amaçlanmıştır.

Mülga 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu hükümlerine göre yapılan uygulamalar nedeniyle kendilerinden kamulaştırılan ancak kamulaştırma bedelleri maliklerine ödenmeyen araziler ile ilgili vatandaşlarının mağduriyetinin giderilmesi amaçlanmıştır.

Kanun teklifi ile, alkollü içkilerin ne suretle olursa olsun tanıtımının yapılamayacağı, alkolü özendiren kampanyaların düzenlenmeyeceği ve bunların hiçbir şekilde teşvik, hediye amaçlı kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Alkollü ürünlerin üzerine alkolün zararlarını belirten yazılı uyarılar konulacağı hükme bağlanmıştır. Üretilen içeceklerin içerisinde ne oranda alkol olduğu tüketicilerin kolaylıkla okuyabileceği şekilde belirtilmesi düzenlenmiştir.

Alkollü içkilere ilişkin belirlenen yeni hükümler çerçevesinde bu suçlara ilişkin cezai müeyyideler belirlenmiştir. İlgili suçlara ne kadar para cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Alkollü içkilerin satış yerleri ve işletmelerine ilişkin izin müessesi düzenlenmiş turizm teşvik bölgeleri bu hükümlerin dışında tutulması amaçlanmıştır.

1982 yılında kurulan Yüzüncü Yıl Üniversitesi halen ondört fakülte, on yüksekokul, dört enstitü, bir sağlık yüksekokulu, onsekiz merkez müdürlüğü, idari birimler ve beşyüzelli yataklı Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi ile Van İline; eğitim ve öğretimin yanında sosyal, kültürel, sağlık ve ekonomik açıdan önemli hizmetler vermektedir.

Her geçen gün artan ihtiyaca cevap vermek üzere Üniversiteye bağlı yeni birimler kurulmakta olup, bu gelişmeler bölge halkı tarafından da yakın bir ilgiyle takip edilmektedir. Üniversitelerin kuruluş amacı olan eğitim ve öğretim faaliyetlerini en iyi şekilde yapabilmeleri özellikle akademik kadro ihtiyaçlarının karşılanması ile yakından ilgilidir. Bu itibarla Teklif ile Yüzüncü Yıl Üniversitesinin ihtiyaç duyduğu öğretim elemanı kadrolarının ihdası da öngörülmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- 2489 sayılı Kefalet Sandığı Kanununun 1 inci maddesinde 25/6/2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki dönemler için, 2489 Sayılı Kanunun l’inci maddesi ile bu Kanununa dayanılarak çıkarılan Kefalet Sandığı Nizamnamesinin 1, 2 ve 3′üncü maddelerine göre Sandığın yönetimi ile görevli ve sorumlu olan yönetim kurulu başkan ve üyelerine; fiilen yerine getirdikleri bu hizmetleri ve üstlendikleri yönetim sorumluluğu karşılığı olarak ödenen aylık ücretlerin, Yüksek Planlama Kurulunun Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri için tespit ettiği ücretler esas (emsal) alınarak ödenmesi ve bunun (hukuki) dayanağının olmaması nedeniyle Sayıştay kararlan uyannca çıkarılan borçlann, Anayasanın 18′inci maddesindeki amir hükmü de dikkate alınarak kaldırılması ve başlatılan takip işlemlerinden vazgeçilmesi amaçlanmıştır

MADDE 2- Madde ile Alkollü içkilerin ne suretle olursa olsun tanıtımının yapılamayacağı, alkolü özendiren kampanyaların düzenlenmeyeceği ve bunlann hiçbir şekilde teşvik, hediye amaçlı kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Alkollü ürünlerin üzerine alkolün zararlanm belirten yazılı uyanlar konulacağı hükme bağlanmıştır. Üretilen içeceklerin içerisinde ne oranda alkol olduğu tüketicilerin kolaylıkla okuyabileceği şekilde belirtilmesi öngörülmüştür.

MADDE 3- Madde ile alkollü içkilere ilişkin belirlenen yeni hükümler çerçevesinde bu suçlara ilişkin cezai müeyyideler belirlenmiştir. İlgili suçlara ne kadar para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

MADDE 4- Madde ile bu kanun kapsamına giren ürünlerin satış yerleri ve işletmelerine ilişkin izin müessesi düzenlenmiş turizm teşvik bölgeleri bu hükümlerin dışında tutulmuştur.

MADDE 5- 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunla Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan işyerlerinde çalışan personel ücretlerinin belli bir kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Ar-Ge personelinin istihdam maliyetinin düşürülmesi amacıyla söz konusu teşvikten 31/12/2023 tarihine kadar Ar-Ge harcaması yapan işletmelerin yararlanmasının devamını sağlamak amacıyla süre uzatılmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 6- 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, karar ve ilam harcımn dörtte birinin peşin, geri kalanın ise kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir.

Bu hüküm uyannca, bakiye karar ve ilam harcının ödenmesi gereken iki aylık ödeme süresi, kararın verilmesinden itibaren başlamaktadır. Bu süre içerisinde ödenmeyen dolayısıyla muaccel hale gelen bakiye harç, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilmekte ve vade tarihinden sonra gecikme zammı tatbik edilmektedir.

492 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan “kararın verilmesinden itibaren” ibaresi 13/2/2013 tarihli ve 28558 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve Esas:2012/70, Karar:2012/157 sayılı Karanyla iptal edilmiştir. Aynca, aynı Kararda iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayım­lanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak yapılan bu düzenleme ile karar ve ilam harcından kalan bakiye harcın ödeme süresinin başlaması için kararın verilmesi yerine kararın tebliği esas alınmakta, ödeme süresi de tebliğ tarihinden itibaren bir ay olarak belirlenmektedir.!

Değişiklik neticesinde, karar ve ilam harcından kalan bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmesi gerekmekte olup, bu süre içerisinde ödenmeyenlerin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilmesi ve ödeme süresinden sonra gecikme zammı tatbik edilmesi gerekmektedir.

MADDE 7- Bankaların şube açılışlarında şubenin açıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle takvim yılının kalan ay süresine isabet eden harç tutarının alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 8- Kur’an kursu, yurt ve pansiyonların iaşe ve ibate ihtiyaçları ile diğer harcamalarına ilişkin bütçelerini, mali yıl itibarıyla düzenleme işinin Başkanlık Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasına alınması için 633 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılması gerekli görülmüştür.

MADDE 9- 633 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen maddeyle; mülkiyeti Hazineye ait olup, Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilmiş taşınmazların üzerindeki cami ve mescitlerin bir kısmında veya müştemilatında veya mütemmim cüz’ünde bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması ön görülen kısımların, irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla, Başkanlıkça işletilmesi veya gelir paylaşımı esasına göre düzenlenecek protokolle ve alt kiracılık hakkı tanınmak suretiyle pazarlık usulüyle Türkiye Diyanet Vakfına işlettirilmesi veya kiralanması suretiyle elde edilecek gelirlerin cami ve mescitlerin müştemilat veya mütemmim cüzlerinin bakım, onarım, idare (ısıtma, aydınlatma vb.) ve inşa etme gibi giderler için kullanılması öngörülmektedir.

MADDE 10- Madde ile bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda daire başkanı ve grup başkanı kadrolarında bulunanların ek göstergelerinin, amirleri oldukları kariyer uzmanların ek göstergeleri ile eşitlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 11- Öngörülen düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve Esas Sayısı: 2010/62, Karar Sayısı: 2011/175 sayılı Kararı dikkate alınarak, biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin (en az ve en çok miktarları Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesine gösterilen) miktarlarını tayin ve tespit etme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir.

MADDE 12- Öngörülen düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve Esas Sayısı: 2010/62, Karar Sayısı: 2011/175 sayılı Kararı dikkate alınarak, Tatil günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı (en az ve en çok miktarları Belediye Gelirleri Kanununun 60 ıncı maddesine gösterilen) miktarlarını tayin ve tespit etme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir.

MADDE 13- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 96 nci maddesinin (A) fıkrasına göre Bakanlar Kurulu sadece bu fıkrada sayılan vergi ve harçların Kanunda gösterilen en az ve en çok tutarlarını belediye grupları itibarıyla tayin ve . tespit etmeye yetkili bulunmaktadır. Bu maddenin (B) fıkrasına göre ise (A) fıkrasında sayılanlar dışında kalan vergi ve harçların Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen hadleri aşmamak şartıyla maktu tariflerini belirleme yetkisi ilgili belediye meclislerine tanınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarih ve Esas Sayı 2010/62, Karar Sayı 2011/175 sayılı Karan ile anılan Kanunun 96 ncı maddesinin (B) fıkrasında belediye meclislerine tanınan yetki Anayasaya aykın olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile 2464 sayılı Kanunda yer alan bütün vergi ve harçlar için, Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen vergi ve harç tarifelerinin Bakanlar Kurulunca tespit edilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 14- Uluslararası anlaşmalarla kurulan stratejik önemi haiz Üniversitelerde eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanı sıra araştırma geliştirme çalışmalan da yapılmaktadır. Türkiye’den Türk Cumhuriyeti ve Akraba topluluklarındaki Yükseköğretim Kurumlarına giden öğretim üyelerine bu bağlamda çok ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut Kanın hükümlerine göre tez danışmanlığı ve benzeri görevler için bu Öğretim üyelerine en fazla 3 yıllık bir süre öngörülmüştür. Bu sürenin öğretim üyelerinin sunacakları katkılar için yeterli olmadığından bu sürenin 5 yıla çıkarılması amaçlanmıştır.

MADDE 15- Madde ile, Yüzüncü Yıl Üniversitesinde kullanılmak üzere 300 adet öğretim elemanı kadrosu ihdas edilmektedir.

MADDE 16- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Kamulaştırma yapılmış, ancak işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu hizmetine aynlarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazla ilgili dava açılabilmesi için yirmi yıllık hak düşürücü süre öngören 38 inci maddesinin Anayasa Mahkemesinin 10/4/2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Taşınmazlarına 9/10/1956-4/11/1983 yılları arasında kamulaştırmaksızın el konulan taşınmaz malikleri için dava hakkı tanıyan 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 6 ncı madde düzenlenmiş ve 6111 sayılı Kanun ile uygulama 4/11/1983 tarihi sonrası için de genişletilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi, 6111 sayılı Kanun’un ikinci maddesiyle yapılan düzenlemeyi 30.11.2012 tarihli ve 2010/83 E. sayılı karanyla iptal etmiş ve iptal karannın 6 ay sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırmıştır. Uygulamada karşılaşılan sorunlann çözümü ve uygulama tarihleri arasındaki farklılığın giderilmesi amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6 ncı maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

MADDE 17 – Mülga 6830 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanunla değişiklik öncesi 16 ncı maddeleri kapsamında mahkemelerce tescil kararı verilebilmesi için yine bu maddeler kapsamında kamu yararı kararının kesinleşmiş olması, kıymet takdir komisyonunca takdir edilen bedelin hak sahipleri adına bankaya bloke edilmiş olması, dava dosyası üzerinden hak sahiplerinin duruşmaya davet edilmesi, aynca mahkemece arazinin durum tespiti yapılmış olması ve sonuçta verilen karann tapuya tescil edilecek hale gelebilmesi için hak sahiplerine tebliğ edilmiş olması şartlannın yerine getirilmiş olması zorunludur. Yine, mülga 6830 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanunla değişiklik öncesi 17 nci maddeleri gereği mahkemelerce tescil kararı verilebilmesi için de; kanunun bu maddelerine uygun olarak kamulaştırma işleminin tamamlanmış olması diğer bir ifade ile tebligatm tamamlanmış, takdir edilen bedelin hak sahipleri adına bankaya bloke edilmiş ve/veya tezyid miktarlarının hak sahiplerine ödenmiş olması şartlarının yerine getirilmesi zorunludur. 5999 sayılı Kanunla 2942 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6 ncı madde kapsamında idareler aleyhine kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davaları açılmakta ve bu davalarda mülga 6830 Kanun ve 2942 sayılı Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre kamulaştırmaları tamamlandığı hususları göz önünde bulundurulmaksızın idare aleyhine tazminatlara karar verilmektedir.

MADDE 18- Teklif ile mülga 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu hükümlerine göre yapılan uygulamalar nedeniyle kendilerinden kamulaştırılan ancak kamulaştırma bedelleri maliklerine ödenmeyen arazilerden uygulayıcı kuruluş tarafından dağıtılmayan, tahsis edilmeyen, satılmayan veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulmayanlar; eski malikleri veya kanuni mirasçıları tarafından fiilen kullanılması halinde bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen kısıtlamalara tabi olmaksızın ve bazı şartlarla uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun görülmesi halinde, bu Bakanlığın talebi üzerine yetkili tapu müdürlüğünce ilgilileri adına tescil edilmesi öngörülmektedir. Teklif ile yapılan düzenlemeyle, Devlet aleyhine açılabilecek davalar nedeniyle büyük miktarlarda tazminat ödenmesinin önüne geçilecek, vatandaşın devlete olan güveni sağlanacaktır. Ayrıca yıllardan beri ilgili yörelerin halkı arasında sosyal huzursuzluğa neden olan konu çözüme kavuşacak ve vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmiş olacaktır.

MADDE 19- Maddeyle, 26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla bazı meslek mensuplarına daha önce tanınmış olan yeminli mali müşavirlik sınav muafiyetinin kaldırılması dolayısıyla bu tarihten önce görevlerine başlamış vergi inceleme elemanlarına yönelik Geçici 9 uncu madde ile getirilen geçiş hükümlerine paralel düzenlemeye yer verilmiştir.

Buna göre, 26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla 3568 sayılı Kanuna eklenen Geçici 9′uncu maddeyle, 26/7/2008 tarihi itibariyle mesleki yeterlilik sınavından başarılı olmuş bazı meslek mensuplarına tanınmış olan özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkının, anılan tarih itibariyle vergi inceleme yetkisine sahip olan ancak mensubu bulundukları kurumların kanunları ve ikincil mevzuatından kaynaklanan yasal süreleri tamamlamadıkları için henüz mesleki yeterlilik sınavına girememiş veya 3568 sayılı Kanunu’nun Geçici 9′uncu maddesi uyarmca yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavına sair nedenlerle katılamamış olan vergi inceleme elemanlarına, benzer bir özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkı tanınarak, 26/7/2008 tarihinden önce göreve başlamış olan meslek mensupları arasında benzer bir uygulamanın geçerli olması amaçlanmıştır.

Bu düzenlemede ifade bulan vergi inceleme yetkisinden kasıt, muhtelif kurul veya kurumlann ikincil mevzuatı, kendi iç işleyişleri veya eğitim politikaları nedeniyle yaptıkları yetki sınavları değil, doğrudan Vergi Usul Kanunu’nun 135′inci maddesinden veya diğer ilgili kanunlardan kaynaklanan vergi inceleme yetkisidir.

Maddenin son fıkrasında, 3568 sayılı Kanunu’nun Geçici 9′uncu maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen karan ile yürürlükten kaldırılan son fıkrası uyarınca, iptal kararından önce Maliye Bakanlığı tarafından yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavında başarılı olanların haklan korunmuş, böylelikle, olası çeşitli ihtilafların ve yorum farklılıklarının önüne geçilmiştir. Dolayısıyla, bu durumda olan kişilerin tekrar özel yeminli mali müşavirlik sınavına katılmalanna gerek bulunmamaktadır.

MADDE 20- Maddeyle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurul Başkan ve üyelerine, kendi mevzuatında yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın kurumun görev alamyla ilgili olmamak kaydıyla kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarıdan fazlası devlete ait kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu, denetim kurulu ve danışma kurulu üyeliği görevleri ile komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev verilebilmesine ve bu görevlerinden dolayı ilgili mevzuatında öngörülen tutarda ödeme yapılmasına imkan sağlanmaktadır.

MADDE 21- Hususi araç sürücülerinin de sigara içmemesine ve nargile ile elektronik sigaranın da Kanun kapsamına alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 22- Lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerin açık alanlarında tütün kullanmayanların korunmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 23- Caydırıcılığı sağlamak ve Kanuna uyuma temin etmek için ihlallerin tekerrürü halinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrüründe iki kat artırılarak verileceği ve aynı dönemdeki üçüncü tekerrüründe de işyeri bir aya kadar kapatılacağı öngörülmektedir

MADDE 24- Maddeyle; Aydın ili Çine İlçesi sınırları içerisinde bulunan, köy yerleşik alanı ve köy yerleşik alanı civarı içerisinde kalan ve 31/12/2011 tarihinden önce yerleşim yeri, ahır, samanlık ve benzeri köy yapılan yapılarak işgal edilerek mera, yaylak veya kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerler hakkında Devletimiz ile vatandaşlarımız arasında meydana gelen, uzun yıllardan beri süren ve kronikleşen hukuki ihtilafların çözümlenmesi için, 4342 sayılı Mera Kanununa bir geçici madde eklenmek suretiyle; Münhasıran, Aydın İli Çine İlçesi sınırları içerisinde bulunan, köy yerleşik alanı ve köy yerleşik alanı civan içerisinde kalan ve 31/12/2011 tarihinden önce yerleşim yeri, ahır, samanlık ve benzeri köy yapılan yapılmak suretiyle işgal edilerek mera, yaylak veya kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amaçlarının değiştirilerek tapuda Hazine adına tescillerinin yapılmasının sağlanması, Ancak, bu nitelikteki taşınmazlar ile aynı yerde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden yapılan tapulama veya kadastro çalışmaları sonucunda il özel idareleri adına tapuya tescil edilen taşınmazlar ile bu taşınmazlardan il özel idarelerince 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykm Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine tahsis edilen veya anılan Kanuna ya da diğer mevzuata göre satılan taşınmazların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam etmelerinin temini, Yine, yukarıda belirtilen nitelikteki taşınmazlar hakkında; Hazinece dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi, Hazinece il özel idareleri veya hak sahibi kişiler aleyhine açılan davalarda mahkemelerce Hazine adına tapuya tesciline karar verilen, kararlan kesinleşen ve tapuda henüz infaz işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hükmün uygulanması, kararları infaz edilenlerin ise önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına bedelsiz olarak devredilmesi, açılan davalarda mahkemelerce mera, yaylak veya kışlak olarak sınırlandınlmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu mera, yaylak veya kışlakların tahsis amaçlarının da, bu kararların tapuda infaz edilip edilmediğine bakılmaksızın ot bedeli alınmadan değiştirilerek bu taşınmazlann da tapuda Hazine adına tescil edilmesi ve bunlar

hakkında da aynı şekilde işlem yapılmasının sağlanması, maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde nitelikleri belirtilen taşınmazlardan; tapuda Hazine adma tescil edilmesi gerekirken kişiler adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan; bu taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilmesi, bu hüküm, hakkında henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanması, hakkında Hazinece evvelce açılan davalarda mahkemelerce Hazine adına tapuya tesciline karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan taşınmazlardan halen tapuda Hazine adına kayıtlı ve kamu hizmetlerine tahsis edilmeyen taşınmazların tapularının da, ilgililerin talep etmeleri halinde aym esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilmesi, hakkında açılan davalarda mahkemelerce mera, yaylak veya kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu mera, yaylak veya kışlakların tahsis amaçlarının da, bu kararların tapuda infaz edilip edilmediğine bakılmaksızın ot bedeli alınmadan değiştirilerek bu taşınmazların da tapuda Hazine adına tescil edilmesi ve bunlar hakkında da aynı hükmün uygulanması, madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında maddede belirtilen şekilde işlem yapılması halinde, bu taşınmazlar hakkında bu kişiler tarafından Hazine aleyhine ya da Hazine tarafından bu kişiler aleyhine açılan davalarda mahkemelerce verilecek kararlarda yargılama giderlerinin tarafların üzerlerine bırakılmasına karar verilmesi, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, verilmiş olan kararlardan henüz infaz edilmeyenlerle Hazine lehine hüküm altına alman bu alacakların tahsil edilmemesinin sağlanması, madde hükümlerinin; daha önce köy yerleşik alam ve köy yerleşik alanı civan içerisinde kalmasına rağmen, daha sonra belediyelik olan yerlerde de uygulanabilmesini sağlamak için, Mera Kanununun geçici 3 üncü maddesinde yapılan düzenleme de dikkate alınarak, 1/1/2003 tarihinden sonra belediyelik olan köyler hakkında da uygulanmasının sağlanması, aynca, bu madde hükümlerinin, maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde nitelikleri belirtilen harman yerleri hakkında da uygulanması amaçlanmaktadır.

MADDE 25- Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallann gerek ithalat verileri gerekse yurtiçi satış verileri ile özel tüketim vergisi (ÖTV) matrahları irdelenmiş ve beyan edilen ÖTV matrahlanndan bazılannın imalatçımn satış bedeli veya ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının çok altında olduğu tespit edilmiştir.

Öngörülen düzenleme, bu gibi durumlann önlenmesine yönelik oluşturulan bir vergi güvenlik müessesesi olup, söz konusu düzenleme ile ÖTV matrahının aşındınlmasmın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallann, mükellefin satış bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisinin, ÖTV mükellefinin alış bedeli ile bu malın imalatçısının satış bedeli veya ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı üzerinden, malın tabi olduğu orana göre hesaplanan vergi tutarlanndan daha az olmaması sağlanmaktadır.

Buna göre, söz konusu mallar için, mükellefin bu malı satış bedeli ve alış bedeli ile mal ithal edilmiş ise ithalatta hesaplanan KDV matrahı, yurt içinde imal edilmiş ise imalatçının satış bedeli üzerinden hesaplanacak vergi tutarlanndan en fazla olan tutar ÖTV olarak ödenecektir.

Mükellefin malı alıcıya teslim ettiği tarihe kadar, bu malı mükellefe teslim eden tarafından iskonto yapılmış olması halinde, alış bedelinin yüzde 10′unu geçmemek üzere yapılan iskonto tutarı indirilmek suretiyle mükellefin alış bedeli hesaplanabilecektir. Ancak bu indirimler sonrası kalan tutar, malın imalatçısının satış bedelinden veya ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahından düşük olamayacaktır.

Ayrıca, bu uygulamanın usul ve esaslarını belirleme hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

MADDE 26- Öngörülen düzenleme ile Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (IV) sayılı listedeki ,8517.12.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı malların ithalinde veya yurt içinde üreticileri tarafından tesliminde (IV) sayılı listedeki orana göre hesaplanacak vergi tutarının maddedeki yazılı asgari maktu verginden az olamayacağına ilişkin uygulama süresinin 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 27- Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer almayan akaryakıt harici petrol ürünü bazı malların, ilgili mevzuata aykırı olarak bu liste kapsamında olan akaryakıt ürünlerine karıştırılmak veya doğrudan akaryakıt olarak kullanılmak suretiyle vergi kaybına ve haksız rekabete neden olmasını önlemek amacıyla, söz konusu Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetveline vergi tutarları ile birlikte eklenmesi sağlanmaktadır.

Aynca, özel tüketim vergisi kapsamına giren mallann tanımlandığı Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki mallann tarife numaraları ve tanımlannda 2011, 2012 ve 2013 yıllan için değişiklikler yapılmış olması nedeniyle, mevcut Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinin güncellenmesi de yapılmaktadır.

MADDE 28- Varlık kiralama şirketlerine devredilen ve bunlardan geri alınan gayrimenkullerin kayıtlı değer üzerinden devri öngörülerek, bu husustaki vergi kaybım önleyici düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 29- Ülkemizde içki, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gibi toplum ve gençliğin beden ve ruh sağlığım tahrip eden bağımlılıklar yanında, kumar, fuhuş, internet ve ekran bağımlılığı gibi gençliğe ve topluma zarar veren bütün zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek, millî kültürüne bağlı nesiller yetiştirmek amacı ile merkezi Ankara’da olan Türkiye Yeşilay Cemiyeti adında Vakıf kurulması amaçlanmıştır.

Bu çerçevede, Vakfın kuruluşu, gelirleri, giderleri vergi kanunlarına ilişkin muafiyet hükümleri düzenlenmektedir. Aynca, 19/9/1934 tarihli ve 2/1288 sayılı karan ile kamu yaranna çalışan dernek statüsüne geçen Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin yetkili organlanmn kabulü ve Vakfa teklifi ile Vakıf yetkili organlanmn kabulü halinde ilgili mevzuatta öngörülen esas ve usuller ile yapılacak protokol hükümleri çerçevesinde Yeşilay Cemiyetinin bütün malvarlığı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle çalışan personeli ile her türlü diğer hak ve yükümlülüğü kül halinde Vakfa mal edilir.

MADDE 30- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlanna uyulması ve kararlann yerine getirilmesi için, başvuru sahipleri ile devletimizin uzlaşması ve karşılıklı dostane çözüme ulaşılması söz konusu olabilmektedir. Dostane çözüm halinde buna ilişkin belgelerin ilgili adli ve idari mercilere gönderilmesi öngörülmüştür.

MADDE 31- Yürürlük maddesidir.

MADDE 32- Yürütme maddesidir.

 

,
Yeni Torba Kanun Teklife Meclise Sunuldu,
,
Torba Yasa Paketinde neler var?
Yeni bir torba yasa geliyor,
Yeni Torba Yasada Af Varmı?,
Torba Kanunda Neler Var,
,
,
,

 


Yorum Yaz ( Türkçe gramer ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmaz. )